Karşıyaka oynadı, Gaziemir kazandı

Karşıyaka Oynadı Gaziemir Kazandı! KSK’de Hoca Ne Yapıyor?

İzmir derbisi haftası başladı. Bucaspor 1928-Altay karşılaşmasından bir gün önce Karşıyaka ile Gaziemir GOG karşı karşıya geldi.
Sahada oynayan Karşıyaka, kazanan ise Gaziemir GOG oldu.
Hatta öyle bir maçtı ki, Karşıyaka topu rakibine neredeyse emanet bile etmedi. Gaziemir ise bulduğu nadir fırsatlardan birini değerlendirdi ve 1-0 kazanıp evine üç puanla döndü.
Takımlar sahaya biraz erken çıkınca başlama düdüğünü yaklaşık üç dakika beklemek zorunda kaldılar.

***

Karşıyaka maça şampiyonluk baskısıyla çıktı. İlk üç haftada sadece 2 puan toplayabilmiş, liderin 7 puan gerisinde kalmıştı. Dolayısıyla bu karşılaşmada puan kaybına tahammül yoktu.
Nitekim futbolcular da bunun farkındaydı.
Daha 44. saniyede tehlikeli bir atak geldi. Karşıyaka istekliydi, iştahlıydı. Rakibini kendi yarı alanına hapsetti. Paslaştı, kanatlara indi, ceza alanına toplar gönderdi, kornerler kazandı…
Ama iş gol atmaya gelince bütün hesaplar bozuldu.
Karşıyakalı futbolcular, ceza alanına gelene kadar profesyonel; ceza alanına girdikten sonra ise sanki futbolun amatör ligine transfer oldular!
Güzel başlayan atakların son pasları olmadı. Olanlar da hedefini bulmadı. Net fırsatlar harcandı. Kornerlerde hava topları kazanıldı ama kafa vuruşları ya zayıf kaldı ya da kaleyi bulmadı.
Kısacası Karşıyaka’nın problemi pozisyon bulamamak değildi. Pozisyonları gol yapamamaktı.
Peki neden?

Hoca kenarda, oyun sahada kaldı

Bana göre en önemli sorun teknik heyetin oyuna müdahale edememesiydi.
Teknik direktörlük sadece 11 futbolcuyu sahaya sürüp başlama düdüğünü beklemek değildir. Maç oynanırken sahadaki problemi görmek, oyuncuyu uyarmak, rakibin yaptığı değişikliğe karşılık vermek ve gerektiğinde oyunun şeklini değiştirmektir.
Karşıyaka’nın önündeki en belirgin fırsatlardan biri bunun göstergesiydi.
Gaziemir savunmasını orta sahaya kadar çıkarmıştı. Erhan Öztürk defalarca savunma arkasına koşu yaptı, top istedi. Birkaç kez doğru zamanlamayla pas verilse kaleciyle karşı karşıya kalabilecek durumdaydı.
Ama o pas gelmedi.
Daha önemlisi, bunun tekrar tekrar yaşanmasına rağmen kenardan gerekli yönlendirme de gelmedi.
Futbolda bazen çözüm tahtada değil, kenardan gelecek tek bir cümlededir.
“Erhan’ın koşu yoluna atın!”
Bu kadar basit…

Santrafor nereye gidiyor?

Karşıyaka’nın bir diğer büyük sorunu ise santrafor bölgesindeydi.
Ömer Faruk Zengin 75 dakika sahada kaldı. Ancak takımın sağdan hücum ettiği pozisyonlarda sol arkalara, soldan geldiğinde ise sağ arka tarafa yöneldi. Sürekli savunma oyuncularının arkasında kaldı.
Top gelmeyince de “neden bana atmadınız” dercesine iki kol havaya…
Oysa santraforun görevi savunmacının arkasına saklanmak değil, savunmacının dengesini bozmaktır.
Defans oyuncusu nereye gidiyorsa tersine hareket edersin. Arkaya koşacakmış gibi yapıp öne çıkarsın, öne çıkacakmış gibi yapıp bir anda arkaya kaçarsın. İçeri giriyormuş gibi yapıp geri gelirsin.
Ama aynı yere tekrar tekrar gidersen savunmacı için hayat kolaylaşır.
Karşıyaka’nın yaptığı da tam olarak buydu.

***

Tribündeki taraftar sorunu gördü. Oyuncuların bir türlü gol bölgesinde çoğalamadığını gördü. Santraforun oyuna yeterince katkı vermediğini gördü.
Ama kenarda bu soruna çözüm gelmedi.
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Teknik direktör görmedi de, yardımcı antrenörler de mi görmedi?

Gaziemir’in planı basitti

Gaziemir GOG’un oyununu da abartmamak gerekiyor.
Konuk ekip maç boyunca büyük ölçüde savunmada kaldı. Topu kazandığında hızlı çıkmak istedi ancak Karşıyaka’nın yoğun baskısı nedeniyle bunu çoğu zaman başaramadı. Pas trafiğinde de ciddi sıkıntılar yaşadı.
Fakat bir şeyi doğru yaptı:
Paniklemedi.
Karşıyaka’nın baskısı arttıkça oyun düzenini bozmadı. Sabırla savunmasını yaptı ve önüne gelecek fırsatı bekledi.
O fırsat 84. dakikada geldi.
Işıkcan Koca’nın asistinde Karşıyaka altyapısında yetişen Mustafa Çalışkan topu ağlara gönderdi ve Gaziemir GOG 1-0 öne geçti. Yeşil kırmızılıların bütün maç boyunca aradığı golü, Gaziemir kaleye ilk isabetli şutunda buldu.

***

İşte futbol bazen böyle acımasızdır.
90 dakika boyunca oynarsın, rakibini kendi yarı sahasından çıkarmazsın; rakibin bir kez gelir ve üç puanı alıp gider.

Karşıyaka için alarm zili

Gaziemir GOG’un bu oyunla 2. Lig hedefi koyması bana göre gerçekçi görünmüyor. Ancak kümede kalma mücadelesi açısından ortaya koyduğu mücadele ve sabır önemli.
Karşıyaka için ise tablo çok daha can sıkıcı.
İlk üç haftada 2 puanla başlayan takım, bu mağlubiyetle dört haftada 2 puanda kaldı. Liderlik hedefinden uzaklaşırken, artık hata yapma lüksü neredeyse kalmadı.
Yine de sezon bitmedi.
Play-off ihtimali hâlâ masada. Kadroda bunu başarabilecek oyuncular da var.
Ama artık mesele oyuncuların kalitesi değil.
Mesele, bu oyuncuların nasıl oynatılacağı.
Karşıyaka oynuyor…
Ama böyle oynarken kazanamıyorsa, sadece daha çok oynamak yetmiyor.
Oyunu değiştirmek gerekiyor.

Exit mobile version