İzmir futbolunun bir başka krizli adresi: Para yok, borç çok, transfer kapalı… Sezon öncesinde ligden çekilme kararı, yapılmayan antrenmanlar, başarısız satış görüşmeleri ve nihayetinde gençlerle başlanan sancılı bir süreç… İlk iki maçta sıfır puanla tam anlamıyla kaosun ortasında bir Menemen FK vardı.
Üçüncü haftada karşısında ise tecrübeli kadrosuyla Ankaraspor vardı. Kâğıt üzerinde favori belliydi. Fakat futbol sahada oynanıyordu ve Menemen FK bu kez kâğıdı yırtıp attı.
Tribünler boş denecek kadar azdı. Ancak o az sayıda taraftar, zaman ilerledikçe coşkusu artan hayal gibi bir öğleden sonraya tanıklık etti. Maç başlamadan önce sahaya, pardon zemine bakalım…
Zemin o kadar kötüydü ki renk skalası bile vardı. Yeşilin farklı tonları, kahverengi bölgeler ve yer yer ortaya çıkan toprak… Saha kenarlarında yabani otlar, eskimiş ve yırtılmış reklam panoları…
Bir an için futbol maçında değil, “İnsanlardan Sonra Yaşam” belgeselinin Menemen bölümünde olduğumu düşündüm.
Böyle bir zeminde futbol oynamak başlı başına mesele. Çukur, tümsek, sertlik ve düzensiz sekmeler hem sakatlık riskini artırıyor hem de teknik oyunu zorlaştırıyor. Pas yapmak isteyen topun nereye gideceğini düşünürken, oyuncunun ayağı da topun peşinden ayrı bir maceraya çıkabiliyor.
***
Ama Menemenli gençlerin zeminden şikâyet edecek hali yoktu.
Başlama düdüğüyle birlikte rakibin üzerine öyle bir gittiler ki Ankaraspor nefes almakta zorlandı. Çok koştular, çok mücadele ettiler, her topa saldırdılar. Üstelik bunu sadece presle değil, temaslı oyunla yaptılar.
Bir oyuncu çalım yediğinde diğeri hemen kademeye girdi. Öndeki baskı sonuç vermeyince geriye depar attılar. Rakibe ne zaman ne de alan bıraktılar.
Ankaraspor’un pas yapmasına izin vermedikleri gibi, kendileri de oldukça isabetli uzun toplarla pozisyon üretmeyi başardılar.
20’nci dakikada kornerden gelen kafa golüyle öne geçtiler. 28’inci dakikada üst direkten dönen topla farkı artırma fırsatını kaçırdılar.
İlk yarının sonunda ise Ankaraspor’un eline altın değerinde bir fırsat geçti. Alican Özfesli’nin hatalı geri pasında Yusuf Buğra Koşal kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak kaleci Mehmet Emin Sapancı kalesinden çıkıp açıyı daraltmamasına rağmen, Yusuf’un vuruşunda soluna yatarak topu kurtarmayı başardı.
İkinci yarıda da Menemen’in enerjisi bitmedi.
57’nci dakikada ikinci gol geldi. Bundan sonraki süreçte Ankaraspor oyunun kontrolünü biraz olsun eline almaya çalıştı. Fakat Menemen savunmasının önüne geldiğinde adeta görünmez bir duvara çarptı.
62’nci dakikada ise maçın en ilginç anlarından biri yaşandı. Ankaraspor kalecisi Muhammet Can Tuncer ceza sahası dışında aldığı topu uzaklaştırmak yerine çalım atmayı tercih etti. Topu kaptırınca Menemen üçüncü golü buldu.
Kalecinin “Ben de oyuna katılayım” düşüncesi, Ankaraspor adına pek iyi sonuç vermedi.
84’üncü dakikada Ankaraspor’un 25 metreden çektiği şutun üst direkte patlaması da konuk ekibin gününü özetliyordu. Bir türlü golü bulamadılar.
***
Menemen ise 3-0 kazandı, üç puanı aldı ve sezonun ilk galibiyetini elde etti.
Üstelik bunu sadece skorla değil, oynadığı futbolla yaptı.
Elbette bir maçla büyük sonuçlar çıkarmamak gerekiyor. Menemen FK’nın aynı oyunu her rakibe karşı oynaması kolay olmayabilir. Daha kaliteli ve tecrübeli kadrolar, bu baskıya karşı çözümler üretebilir. Bu nedenle Ankaraspor karşısındaki futbolu her hafta aynı şekilde beklemek doğru olmaz.
Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta da kartlar. Menemen maçta altı sarı kart gördü. Düdükten sonra topa vurmak, topu geç vermek gibi gereksiz kartlar, kadrosu zaten kısıtlı olan bir takım için ilerleyen haftalarda ciddi sıkıntı yaratabilir.
Yine de tabloya yukarıdan baktığımızda Menemen FK için umut veren bir gelişme var.
Adana Demirspor’un -48, Hatayspor’un -6, Kastamonuspor’un ise -3 puan cezasıyla başladığı ligde, Menemen’in de puan silme cezası almaması halinde ligde kalma mücadelesinde önemli bir avantajı bulunuyor.
Sezon başında herkes “Bu takım ne yapacak?” diye soruyordu.
Ankaraspor karşısında gençler cevap verdi:
“Daha bitmedik!”
Hem de rakibe nefes aldırmadan…









